Diş Çıkarma – Uyku Düzeni – Aşının Önemi

Diş Çıkarma

İLK 3 AY İLE 2,5 YAŞ ÖNEMLİ

İlk dişler 3. ayda da, bir yaşında da çıkabilir, bu durum genetik farklılıktan kaynaklanır. Süt dişlerinin çıkış sırası; alt çenenin ortasındaki kesici dişler (süt santral dişler), üst çenenin ortasındaki kesici dişler (süt santral dişler), üst yan ve alt yandaki kesici dişler (süt lateral dişler) şeklindedir.

Birinci yılın sonunda bebeğin ağzında 6 ile 8 adet diş bulunur. Sonrasında sağlı sollu, alt ve üst birinci süt azı dişleri çıkar. Birkaç aylık bir aradan sonra azı dişleri ile kesici dişler arasından dört köpek dişi çıkar. Köpek dişlerinin çıkması genellikle bebeğin 1,5 ile 2 yaş aralığına denk gelir. Köpek dişlerinden sonra dört azı dişi daha çıkar ve çocuk 2 ile 2,5 yaş aralığında iken tüm süt dişleri tamamlanmış olur.

BEBEK DİŞ ÇIKARIRKEN YAPILMASI GEREKENLER

– Diş etlerindeki basıncı rahatlatmak amacıyl bebeğe çiğneyecek soğuk bir şeyler verilmelidir.Bu amaçla dondurulmuş çörek, soğuk bir muz veya havuç, birtülbente sarılmış buz parçası kullanılabilir. Çiğnemesi için ne verilirse verilsin, mutlaka bebeğin yanında olunmalı ve bebeğin oturur pozisyonda olması sağlanmalıdır.

– Bebeğe bir şeyler verilerek dişlerini kaşımasına yardımcı olunmalıdır. Bazı bebekler başlangıçtaki acı nedeniyle bunu almaya itiraz edebilir. Fakat bir süre sonra acının yerini rahatlamaya bıraktığı görülecektir. Diş kaşıyıcı olarak verilecek şeyler eğer buzdolabında biraz soğutularak verilirse rahatlama belirtileri daha hızlı görülecektir.

– Bebeğe soğuk içecekler verilmesi, enflamasyon bölgesindeki kan akımını azaltarak ağrının ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

– Buzdolabında soğutulmuş yoğurt, şeftali püresi veya elma püresi bebeğinize oda ısısındaki yiyeceklerden daha çekici gelecektir.

– Ağrıyı azaltacak ilaç olarak ise parasetamol grubu bir ağrı kesici şuruplar kullanılabilir. Ayrıca topikal olarak uygulama yapmak içinde lidocainhidroklorür içerikli jel tatbiki yapılabilir. Bu yapılırken diş çıkarma bölgesine parmakla hafif hafif masaj yapılmalıdır. Bu uygulamalar ağrıyı azaltacak ve bebeği rahatlatacaktır.

Uyku Düzeni
Uyku gereksinimi yaş büyüdükçe azalmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi yaklaşık 16,5 saatken 3 aylık olduğunda 15 saat, 9 aylık olduğunda 14 saat, 18 aylık olduğunda 13,5 saat, 3 yaşına geldiğinde 12 saate inmektedir. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına gelene kadar gece uyku ihtiyaçları olduğu gibi gündüz uykusuna gereksinimleri de vardır. Yine yaş büyüdükçe gece uykusu artarken gündüz uykuları azalmaktadır.

9 ayın altındaki bebeklerin uyku düzenini beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemiyle incelendiğinde uykularının çok derin olmadığı 50-60 dakikada bir uykularının hafiflediği ve kısa süreli uyanabildikleri saptanmıştır. Yukarıdaki grafikten bebeğinizin yaşına göre ortalama uyku ihtiyacını hesaplayabilirsiniz. Örneğin sağlıklı normal bir bebek, 1 haftalıkken toplam olarak 16,5 saat uyur. Toplam uyku gereksiniminin 8,5 saati gece uykusu iken geri kalan 8 saati de günde 4 kez olmak üzere gündüz uykusudur.
Yeni bebek sahibi olanların en çok huzursuzluk duydukları konulardan biri hem bebeklerinin hem de kendilerinin uyku düzenidir. Özellikle gece uykusunun azalması ve bölünmesi anne ve babayı kısa sürede tüketir. Bebeğiniz doğduğunda günde yaklaşık 16 saat civarında uyur ancak bu süre zamanla azalır ve kısa süreler halinde bölünür. İlk haftalarda gaz sancısı ve mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle bebek huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme ve fazla panik ve huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır ve daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.
Bebeğiniz iyi uyku alışkanlıklarını 6 hafta gibi erken bir dönemde geliştirebilir. Düzgün ve düzenli bir uyku alışkanlığı oluşturabilmek için ‘anahtar’ bebeği her gün aynı saatte henüz uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte altını değiştirmek ve bir gece uykusu rutini geliştirmektir. Bebeğiniz için ideal uyku ortamı hafif loş ışık (hemen hemen karanlık), sessiz ve rahat edebileceği ısıda bir odadır ve gece uykusuna hazırlık yaparken her hareketinizin huzurlu ve sakin olmasına önem vermelisiniz. Sakin hareket ederken gece uykusu rutinini çok uzun sürdürmemeli ve 5-10 dakika gibi bir sürede tamamlamalısınız. Gece ve gündüzü ayırt etmesini sağlayıp gündüz çok uzun saatler uyumasını önleyerek, sakin ve huzurlu gece beslemesi ve ılık bir banyo yaptırarak rahatlatabilirsiniz. Sakin ve huzurlu bir ortam yaratıp gece uykularının huzur ve mutluluk verici olduğunu ve korkmaması gerektiğini hissettirebilirsiniz ve sonunda uzun uykularını geceye kaydırabilirsiniz. Bebeğinizin uykuya dalarken sallanmak, sizi uyurken yanında istemesi, beslenme istemesi gibi negatif alışkanlıklarını pozitif olanlarla (kendi kendine uyumasını, uyandığında kendini huzurlu hissetmesini sağlamak gibi) değiştirmeniz gereklidir.
Bebeğiniz uykuya kendi kendine dalarsa gece sizi çağırdığında onunla ilgilenmeniz ve altını değiştirmenizin sakıncası yoktur. Gece uyandığı zaman bebeği çığlık çığlığa ağlatmayın ama daha ilk sesini duyuşunuzda da atlamayın, yanına gittiğinizde öncelikle bebeğinizin gerçekten huzursuz olup olmadığını anlamaya çalışın ve bir huzursuzluğu olmadığından emin olunca onu kucağınıza almadan ya da sırtına pat pat vurmadan, sakin ve yumuşak ses tonuyla onunla konuşarak rahatlamasını sağlayıp yeniden kendi kendine uykuya dalmasını sağlayın.
Bazı doktorlar bebeği yatağına uyumadan önce koymak ve kendi kendine uyumasını sağlamak gerektiğini savunurken bir kısmı ise bebeğin anne veya babanın kucağında veya hafifçe sallanırken ve kendini huzurlu hissederken uyutulmasını, bir diğer grupta ailece aynı yatağın bile paylaşılmasının sakıncası olmadığını savunur. Hangi yöntemi benimserseniz benimseyin uyku zamanı bebek için sıcak, huzurlu ve konforlu bir süreç olmalıdır. Unutulmaması gereken bir konu da henüz bebek tam olarak uyanıkken onu yatağına koyup uyuması için zorlamaktır ki bu onun uyanık kalacağı sürenin daha da artmasına neden olacaktır.
Bebeğinizin uyku düzenini anlamak Bebekler çok uyur ancak genellikle sizin istediğiniz zaman değil. Pek çok yeni doğan günde 16-18 saat uyur ve bebek büyüdükçe uykusu düzene girer. Onun uyku düzenini anlayarak belli bir düzen oluşturabilirsiniz. Bebeklerin uykusu özellikle ilk aylarda yetişkinlerden farklı olarak çok kısadır ve sık sık uyanırlar. Yetişkinler genelde 6 saat derin uyku, 2 saat hafif uyku ve gece boyunca bir kez uykunun kesilmesi şeklinde bir düzene sahiptir. Hafif uykuda iken anlık olarak uyanabiliriz ancak bebeklerden farklı olarak bizler yeniden nasıl uykuya dalınabileceğini biliriz. Bebekler yetişkinlerden iki kat daha fazla hafif uyku düzenine sahiptir, yani derin uykudan daha çok hafif uyku uyurlar ve tüm uyku süreleri de daha kısadır. Bebekler derin uykudan hafif uykuya geçtiklerinde uyanırlar.
Bebekler ilk aylarda 9-10 saati gece olmak üzere günde 14-16 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. 6 aylık olduklarında ise uyku sürelerini kesintisiz 6-8 saate uzatabilirler. Uyku düzeni erişkinlerde 90 dakika iken bebeklerde kısa ve 50-60 dakika civarındadır. İlk aylarda bebekler yeniden uykuya dalabilmek için yardıma ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler bebeği alır hafifçe sallar, rahatlatır, yeniden uykuya dalmasını sağlar ve yatağına yatırır ve bebek uyanır. Neden? Çünkü siz onu yatağına yatırdığınızda bebek hala hafif uyku düzenindedir. Bu durumda bebek uyuduktan sonra bir süre bekleyip onun derin uykuya geçtiğinden emin olduktan sonra yatağa yatırılmalıdır. Bunu nasıl anlarız? Bebeğin kol ve bacakları iyice gevşemiş ve kendini bırakmışsa-bebeğin kol veya bacağını hafifçe kaldırıp bıraktığımızda kontrolsüz bir şekilde düşüyorsa- derin uykuya geçmiştir.

Aşının Önemi
Bebeklerin enfeksiyonlara karşı en büyük savunması, anne sütü ve aşılardır. Yeni doğmuş bebekler, annelerinden aldıkları antikorlarla hastalıklara karşı korunurlar. Ancak bu korunma, kısa bir süre sonra kaybolur. Diğer yandan, yeni doğanlar boğmaca gibi bazı hastalıklara karşı anneden geçen antikorlara da sahip değildir. Bebekler aşılanmazsa ve hastalığın mikrobu ile karşılaşırsa, vücudu hastalıkla savaşabilecek kadar güçlü olmayabilir. Aşılar bulunmadan önce pek çok bebek, günümüzde aşılarla korunabilen hastalıklar nedeniyle kaybedilmekteydi. Aynı organizmalar günümüzde de vardır, ancak bebekler aşılar sayesinde korunmaktadır.

Diş Çıkarma – Uyku Düzeni – Aşının Önemi – Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları – Uzm. Dr. Nilgün Orağlı – ŞİFA HASTANESİ

Yorum Yaz