Kardeş Kıskançlığı

Çocuk için zor olan yaşam olaylarından biri eve yeni bir bireyin gelmesidir. Çocuklarda kıskançlık yaklaşık 1,5 yaşlarında kendisini göstermeye başlayan, sevilen, arzulanan bir kişinin, sevginin ya da ilginin yitirileceği endişesidir. O dönemlerde kardeş kıskançlığı, anne sevgisini yitirme korkusu ve ebeveynin ilgisini paylaşmak anlamına gelmektedir. 3 yaş civarında ise kardeş kıskançlığı daha çok yaşanmaya başlar. Çocuk büyüdükçe çocuk aile içindeki yerini yitirmekten daha az korkmaya başlar ve kaygısı azalmaya başlar. Yeni bebeğin bakımına da yardım etmeye başlar. Kardeş kıskançlığı deyince aklımıza genellikle büyük kardeşin küçüğü kıskanması gelir fakat terside görülebilir. Küçük kardeş büyüğün yaşının getirdiği becerileri gösteremediği için kıskanabilir. Büyük çocuğun yaşıyla ilgili tanınan özgürlükleri hazmedemeyebilir. Ona tanınan özgürlükler kendisine verilmiyor diye problem edebilir. Yani kıskançlığı etkileyen çok çeşitli faktörler olabilir.

Çocukluk döneminde yaşanılan bu değişimin çocuklar üzerindeki etkileri farklılık göstermektedir. Bu farklılıkları etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Çocuğun yaşı, annenin, babanın çocuğa yaklaşımı ve çocuğun kişilik özellikleri, yaşanılan değişiklikler gibi birçok faktör bu durumu etkilemektedir. Çocuk, tahtının sarsıldığını ve hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı kaygısına kapılır. Bu kaygıyı kontrol edilebilmesi için anne babanın ve çevresindeki diğer kişilerin çocuğa aslında hiçbir şeyin değişmediğini, onun kendileri için hala özel ve önemli olduğunu ona hissettirmeleri gerekmektedir. Bunu hisseden çocuğun kaygısı düşecek ve kardeşine olan düşmanlık duygularını kontrol edebilecektir.

Kardeş kıskançlığını tamamen ortadan kaldıracak bir reçete malesef bulunmamaktadır. Zaten kardeşlerin bir derece kıskançlığı yaşaması doğal ve sağlıklıdır. Bu noktada kıskançlık derecesi ve çocukların birbirine karşı olan olumsuz davranışlara dikkat edilmesi gerekir. Bu dengeyi sağlamak çok önemlidir. Çocuğun bu dönemi daha az sancılı geçirmesi ve kabullenmesini kolaylaştırmak için çeşitli önlemler alınabilir. Doğum öncesi ve sonrasında yapılması gereken bazı önlemler bulunmaktadır.

Doğum Öncesi Yapılması Gerekenler
Hayatınızda çok değişiklikler yapmayın.
Bebeğinizin gelişiyle mecburi bir değişiklik yapmanız gerekiyorsa bunu mutlaka bebek gelmeden çok önce yapın ve çocuğun buna alışmasına fırsat verin. Mesela bebek gelince çocuğun odasını değiştirmeniz gerekiyorsa bunu bebek gelmeden 4-5 ay önce çocuğu ikna ederek yapmalısınız. Bu değişikliği yaparken de çocuğun kendi odasını düzenlemesine izin vererek çocuğu yeni odasına taşıyabilirsiniz. Bebeğin gelmesiyle birlikte yaşanan oda değişimini, çocuk çok daha farklı yorumlayabilir. Kendisini ikinci plana itildiğini hissedebilir. Bu durum ise çocukta bir travma etkisi yaşatabilir. Çocuk , ”annem babam artık beni sevmiyor” diye düşünebilir.

Doğum öncesi bebeğin gelişini doğru bir dille açıklayın
Çocuğun yaşı küçük ise soyut düşünme becerisi gelişmediği için bunu anlaması zor olabilir. Bu nedenle küçük çocukların doğum sonrası dönemde göstereceği ailenin davranışları daha önemlidir. Küçük yaştaki çocuklara bu durumu hikaye anlatarak açıklayabilirsiniz. Hikayenin içeriği kardeş sevgisi, yeni bir kardeşin gelişi, ailenin birbiriyle bağı olabilir. Hikayeye verdiği tepki, çıkardığı anlamlar sorularak, hikayedeki çocukla empati kurmasını ve kardeşini sevmesi öğretilebilir.

Çocuğun yaşı büyük ise hikaye yerine, kardeşi gelince neler olacağı, nelerin değişeceğini, onun kardeşi için neler yapabileceğini uygun bir dille anlatabilirsiniz. Yaşı kaç olursa olsun kardeşi için yapılan hazırlıklarda onun da fikrini alın. Örneğin kardeşinin odasını hazırlarken kardeşinin mobilyası, duvarların rengi hakkında onun da fikrini sorun. Kardeşi için birşey alırken, mutlaka onun için de bir hediye alın.

Doğum Sonrası Yapılması Gerekenler
Çocuğunuzu bebeğin doğduğu ilk aylar ilgisiz bırakmayın : Doğum anı ve sonrasındaki ilk haftalar için annenin yanında bir yardımcı olması gerekiyor. Bu kişi baba, hala, teyze ya da oyun ablası olabilir. Anne ilk haftalar bebeğin ihtiyaçlarıyla yoğun olarak ilgilenirken oyun ablası çocukla birebir ilgilenip, dikkatini başka yerlere vererek, çocuğun yeni bir kardeşin varlığına alışmasını kolaylaştırabilir. Doğumdan sonra annenin bitkin olması ve bebeğin bakıma muhtaç olması nedeniyle çocukla çok fazla ilgilenemeyecektir. Bu durumda çocuk, “Artık seni sevmiyoruz, seninle ilgilenmiyoruz, sen bizim için daha az önemlisin.” mesajı alabilir. Bu nedenle anne bebeğin bakımını yaparken, diğer kişi çocuğa özel ilgi göstermeli ve onu sevdiği yerlere götürmelidir. Anne ise bebeğini uyuttuğunda çocuğuyla zaman geçirmeli, onu kucağına almalı, sevgisini hem davranışsal hem de sözel olarak göstermelidir.

Kardeşine yardım etmesi için ona fırsatlar verin : Bebeğin özelliklerinden bahsederek, onun geçmişte nasıl bir bebek olduğunu anlatın. Çok küçük olduğu için bakıma muhtaç olduğunu, konuşamadığını ve isteklerini ağlayarak ifade ettiğini anlatın. Bebeğin bakımını sağlarken onun da yardım etmesi için fırsatlar yaratın. Örneğin; bebeğin altını değiştirirken onun ıslak mendil vermesini isteyin. Bu görevler onun yapabileceği basit görevler olmalı. Sonrasında bu görevleri yaptığından dolayı onu takdir edin ve kendisiyle gurur duymasını sağlayın.

Çocuğunuzu Şımartmayın
Anne baba olarak kızım ya da oğlum kendisini kötü hissedecek diye endişelenmeyin. Bu gibi durumlarda bazen çocuğa gösterilen ilgi abartılabiliyor. Çocuğun her istediği yapılıyor, çokca hediyeler alınıyor, disiplin edilemiyor. Her istediği yapılan çocuk mutsuz olur. Bu şekilde davranılmasının çocuğa verdiği mesaj ise sana kardeş yaptığımız için çok suçluyuz, vijdan azabı duyuyoruz, bunu dindirmek için ise senin her istediğini yapıyoruz oluyor. Çocuk aldığı bu mesajla her istediğini yaptırmaya çalışıyor. Yapılmadığında ise saldırgan davranışlar sergiliyor. Daha sonra kavga şekline dönüşüyor.. Kardeş kıskançlığından doğan düşmanlık, bazen kardeşe değil de, anneye yönelir. Bu durum çocuğun yeni gelen bebeği kabullenmesini de zorlaştırır. Kabullenme süreci çocuktan çocuğa değişir. Sizin kendinize bu durum çok normal olduğunu söylemeniz gerekiyor. Bu noktada çocuğa yaklaşımınız çok önemlidir. Abartılı yada umursamaz davranışlar sergilemeyin.

Kardeş kıskançlığını tetikleyen şakalar yapılmaması önemlidir :
“ Kardeşini senden daha çok seviyorum.”, “O senden daha akıllı, bak beni dinliyor.”, “Kardeşin doğunca senin pabucun dama atıldı” gibi kıskançlığı tetikleyecek şakalar yapılmaması çok önemlidir. Bu durum kendisini ikinci plana itilmiş hisseden çocuğun doğru düşünmediğini ona gösterir.
Annenin ve babanın üzerine düşen görevleri yapması ve çocuğuna bu durumu kabullenmesi için zaman vermesi çok önemlidir: Doğumdan sonraki ilk aylardan sonra süreci doğru geçirirseniz zamanla kardeşi olduğu için mutlu olacaktır. Bu süreçte güçlü duruşunuz çok önemlidir. Öncesinde ise bir program hazırlamanız ve gerekirse bir Pedegogdan yardım almanız faydalı olacaktır. Üzerinize düşen görevleri yapıp, süreci olayın akışına bırakmalısınız.

Çocuğun Psikolojik Desteğe İhtiyaç Duyduğunu Nasıl Anlarsınız?
Çocukta geçmeyen uzun süren bir morel bozukluğu ve mutsuzluk, sevdiği şeylere ilgisini kaybetmesi, altına ıslatması, tırnak yemesi, mastürbasyon, davranış bozuklukları, uyku bozuklukları, yemek bozuklukları, aşırı öfke, hırçınlık, depresyon, saygısızlık, vurma, arkadaşlarına zarar verme, fobiler, takıntılar, tutturmalar, her fırsatta kardeşini kötülemesi ve zarar vermesi gibi davranışlar gözleniyorsa mutlaka profesyonel destek almalısınız.

Unutulmamalıdır ki kıskançlık doğal bir duygudur. Kardeşini kıskanan çocuk suçlanmamalı, kıskançlık duygusunun kötü bir şey olduğu vurgulanmamalı, kıskançlığından dolayı azarlanmamalıdır.


Psikolog Sema Kömürcü

2 Yorumlar

  • Posted 17 October 2017

    Mustafa koşar

    ömemli konuyu ele almışsınız elinize yüreğinize sağlık

  • Posted 17 October 2017

    Sefa Yilmaz

    Teşekkür ederiz bilgileriniz ve akıcı yazınız için, günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız ve bu durumda nasıl çözeceğimizi aktardığınız için.. Hayırlı olsun Doktor hanim.

Yorum Yaz