Popülizmin Kıskacında Kadın!

“Kadının üç mühim vazifesi; nesli temin, evladı talim, aileyi tanzim” demiş büyüklerden biri.

Sırf bu pencereden baktığımızda bile yürümemiz gereken yolu bütün netliğiyle görebiliriz.Kendisine “annelik tacı” verilen kadın sahip olduğu değerin farkında olsa…Sorumluluğu bir o kadar ağır olmakla birlikte ; kendisine verilen bu enstrümanın varlığı ile bir toplumu yeniden yapılandırabileceğinin bilincinde olsa…

Modern zamanın kızları bir üniversite bitirip ardından iş hayatının kariyer basamaklarını birer ikişer çıkma hayalinde.Bu esnada evlenip çocuk sahibi olunmuşsa bile,mesaiden arta kalan zamanlara iliştiriliverilmekte annelik….Üstelik işyerinin bütün yorgunluğu ile eve dönüldüğünde evde yapılması gereken bir yığın iş de onu beklemekte..

Peki bu durumda ne yapılması lazım?Kızlar üniversite okumamalı mı?

Elbette okumalı.Hatta fıtratlarına uygun bir meslek sahibi de olmalı.Ancak “annelik payesi” ni ve bir yuvayı tanzim etme görevini toplumun ve nefsinin statü hırsına kurban vermeden…. Maalesef çalışma hayatını düzenleyen mevcut politikalar,ailesini ve evladını önplanda tutan, bununla birlikte çalışma hayatında da varolmak isteyen kadınların ihtiyacına cevap vermemekte.Hatta kadın yuvadan uzaklaşmaya teşvik edilmekte.

Oysaki suç oranlarının azaldığı,saygı ve ahlaki değerlerin ön planda tutulduğu kaliteli bir toplum ancak bu değerleri içselleştirmiş bireylerin varlığı ile mümkündür.Bu değerler de ilkin ,insanın dünyaya gözlerini açtığı aile ortamında kazanılır.Psikolog Doğan Cüceloğlu “Bir insanın ana vatanı çocukluğudur” der.Çocukluğunda ruhuna ekilen tohumların zamanı gelince filizlenmesi,neşv ü nema bulması ile yetişir insan.Bunun için ilk muhatabı olan annesinin önce kendini yetiştirmiş sonra da evladının yetişmesi için çaba sarfetmiş olması gerekmektedir.

İşin uzmanları insan karakterinin büyük oranda 0-3 yaş aralığında şekillendiğini söyler.Sevgiye doymuş, kendi sınırlarını sahiplenirken başkalarının sınırlarına saygı göstermeyi bilen bireylerin varlığı; onları yetiştirecek ilimle mücehhez,ruhen olgun annelerin varlığı ile mümkün olacaktır.Evladını ; toprakta son bulmayan ebedi bir hayata hazırlayabilme bilgi ve donanımına sahip olması gerekmektedir.O anne ki ; erdemli bir hayat yaşamanın en büyük sorumluluk olduğunu nakşedebilmeli yavrusunun gönlüne.Tıpkı AbdulKadir Geylani hazretlerinin annesi gibi ,her ne şart altında olursa olsun,doğruluktan ve dürüstlükten milim şaşmamayı yerleştirebilmeli göz bebeğinin kalbine.

Aslında evlat bir annenin en güzel bağıdır Rabbine. Çünkü yaradan onun rahminde can vermiştir.Ve hakkıyla yetiştirebilirse emanetini, kapanmayan bir salih amel defteri,cennet vesilesi olacaktır.Kadınlarımızın bu şuuru kuşanmasına ihtiyacına var dünyanın.