Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Günümüzde sosyal medya ve teknoloji kullanımının artmasıyla ,çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar olaylarının maalesef arttığını gözlemlemekteyiz.Bu tarz olaylar, toplumun her kesimini kaygılandırdığından dolayı, çocuklarımızı bu konuda bilgilendirme ve onlara‘’Mahremiyet Eğitimi’’nin nasıl verileceği sorusunu gündeme getirmektedir .

Mahremiyet eğitimi, cinsel eğitimden farklı ve daha kapsamlı bir kavramdır. Mahremiyet eğitimi, çocuğun hem kendi vücudunun özel alanlarını, sınırlarını, hem de diğer insanlarının sınırlarını farkında olmasını içerir. Mahremiyet eğitimini herhangi biri değil,çocuğun güven duyduğu birinin vermelidir. Mahremiyet eğitimi, çocuğu utandırarak, suçlayarak, korkutarak değil, duygularını yaşamasına, yönetmesine fırsat verilerek öğretilmelidir. Örneğin çocuğu, istemediği halde başkalarının kucağına oturtmak,aksi durumda ona kızmak mahremiyet eğitiminin,ve çocuğun sınırlarının ihlali anlamına gelir . Kendi duygularının ve sınırlarının farkında olan çocuk ise başkalarının da duygularının ve sınırlarının farkında olur . Mahremiyet eğitimi alan çocuk, kendisini saygın hisseder, kendisine yaklaşan tehlikeyi hisseder ve buna tepki gösterecek gücü kendinde bulur . Mahremiyet eğitiminin 0-6 yaş döneminde ailede verilmesi gerekmektedir.

Çocuklara Mahremiyet Eğitimi Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler;

1) Özel Alanların Tanımlanması

Çocuğa 2 yaşından itibaren vücudunun özel alanlarının tanıtılması, bu bölgelerin diğer insanlardan gizlenmesi gerektiği, ve bu alanlara çocuğun izni olmadan kimsenin dokunmaması gerektiği açık bir şekilde ifade edilmelidir. Cinsel organlar anne-baba üzerinden değil, kitaplar ya da çocuğun kendi vücudu üzerinden anlatılmalıdır. Ayrıca çocuk, 3 yaşından itibaren herhangi bir ortamda çırılçıplak gezdirilmemeli, banyo yaparken üzerinde külot bulundurulmalıdır . Tuvalet eğitimi verilirken de tuvalet kapısının kapalı olması gerektiği belirtilmelidir.

‘’Göster amcalara-teyzelere’’

Toplumumuzda fazlaca rastlanan, özellikle de sünnet törenlerinde rastladığımız ‘’göster amcalara,teyzelere’’gibi söylemler, çocuğun cinsel organıyla ilgili şakalar yapmak, çocuğu kucağına oturtmak, özel bölgelerini öpmek gibi davranışlar, çocuğa bu davranışları normal olarak düşündürür, ve iyi niyetli olmayan istismarcı insanlara tepki vermesini engelleyebilir .Ebeveynlerin bu konuda hassas olması oldukça önemlidir.

2)Rol model olma

Çocuklar iyi bir gözlemci olduklarından dolayı anne-babalarının davranışlarından, yüzlerinden, jest ve mimiklerinden referans alırlar . Örneğin çocuk, izinsiz bir şekilde kapıyı çalmadan anne-babanın yatak odasına girdiğinde, yatak odasının anne babanın özel alanı olduğunu, anne babanın orada kıyafetlerini çıkarabileceğini ve kapıyı çalmadan oraya girilmemesi gerektiği söylenmelidir.

3)Kardeşle Yatakları Ayırmak

Uzmanlar bu konuda farklı görüşler belirtmekle birlikte ,genel görüş ,6 aya kadar anne yatağında ,6 aydan sonra anne ile aynı odada fakat farklı yatakta ,en geç 2 yaşında ise çocuğun odasının tamamen ayrılmasıdır . Ancak bu konuda zorlanan kaygılı çocukların yataklarını zorla ayırmamalı, bu konuda bir uzmandan yardım alınmalıdır. Aynı yatakta yatan kardeşlerin ise 4 yaşına geldiklerinde yatakları ayrılabilir. Özellikle ensest ve pedofili vakalarının artış gösterdiği günümüz toplumunda ‘’Ne var ki canım onlar kardeş bir şey olmaz’’ gibi bir tutum doğru olmayacaktır .

4)Başkalarının Yanında Çocuğun Özelini Anlatmak

Toplum içinde herhangi bir tutumundan dolayı çocuğu rencide etmek; azarlamak, aşağılamak ya da mahremini paylaşmak çocuğun özgüvenini zedeler. Yetişme sürecinde bu olumsuz davranışlara fazlaca maruz kalan çocuklar yetişkinlikte rahatsız oldukları durumlarda kendilerini ifade etmekte güçlük yaşarlar. İstemediği durumlara ‘’hayır’’ diyemeyen, sınırlarını koruyamayan çocuklar da istismara açık hale gelebilir. Çocuklarımızın değerlerinin, sınırlarının farkında olup bunları korumaları, yetişme sürecinde bizim bunlara gösterdiğimiz özenle mümkündür.

Psikolog Betül ŞENTÜRK