Sağlıklı Aile – Sağlıksız Aile

Sağlıklı aile, üyelerinin bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduğu, birlikte güçlü ve doyumlu olabilen, sağlıklı iletişim yapısına sahip aile birliktelikleridir. Bu bölümde;

• Sağlıklı ailenin özellikleri ve
• sağlıksız ailenin özellikleri ele alınmaktadır.

Aile toplumun temelidir. Sağlıklı toplumu sağlıklı aileler oluşturur. Aile olmak kişiye sevgi, korunma ve kimlik sağlar. Sağlıklı ailelerde aile bireyleri, birbirlerinin mutluluklarını ve ruh sağlıklarını destekleyen tavırlar sergilerler.
Her aile zaman zaman hayatın güçlükleriyle karşılaşır. Sağlıklı aileler problemlerini daha kolay çözümleyebilir ve dengelerini koruyabilirler. Sağlıksız bir aile yapısı içerisinde yaşanan problemler ise ailenin dağılmasına bile sebep olabilir. Aileler problem çözme, stresle başa çıkma, etkili iletişim gibi konularda beceriler edinerek, aile birlikteliklerini destekleyerek ve güçlü aile olabilmenin temel noktalarını keşfederek aile sağlıklarını arttırabilirler.

Sağlıklı Ailenin Özellikleri
Sağlıklı bir ailede aile üyeleri arasında sağlıklı bir iletişim vardır ve aile üyeleri;
• Birbirlerine ilgi ve sevgiyle yaklaşırlar.
• Birlikte zaman geçirirler.
• Birbirlerine bağlılık hissederler.
• Birbirlerinin varlığından mutluluk duyarlar.
• Çatışmalarını çözümleme konusunda başarılıdırlar.
• Birbirlerini oldukları gibi kabul ederler.
• Birbirlerini takdir ederler.
• Ortak zevklere sahiptirler.
• Fikirlerini ve duygularını birbirlerine rahatça ifade edebilir, bu konuda sıkıntı duymazlar.
• Ailedeki olaylar hakkında şakalaşma ve olaylara mizahi dille yaklaşabilme yeteneğine sahiptirler. Aile sağlığını korumak, aile mutluluğunu korumak demektir ve bu her zaman çaba gerektirir. Sağlıklı ve her aile üyesi için doyurucu bir aile hayatı, tüm aile bireylerinin birlikte gösterdikleri çaba ve destekle mümkündür.

Sağlıklı Aile Sağlıklı Karı Koca İlişkisiyle Başlar
Aileler çocuklarının fiziksel, duygusal, ruhsal ve sosyal gelişimleri üzerinde kritik öneme sahiptirler. Sağlıklı ailenin temelinde sağlıklı evlilik ilişkisi vardır. Eşlerin arasında sağlıklı iletişimin bulunduğu bir aile hayatı, çocuklar tarafından model alınır. Karı kocanın birbirlerine sergiledikleri sevgi, saygı, nezaket, anlayış, hoşgörü, sabır gibi olumlu duygu ve tavırlar çocuklar tarafından gözlenir. Eşlerin iletişim ve çatışma çözme konusundaki becerileri de ailenin geri kalanına örnek oluşturur. Çocuklar stres, çatışma, engellenme gibi olumsuzluklar karşısında nasıl tepki vereceklerini, çoğunlukla anne babalarının tepkilerine dayanarak öğrenip sergilerler. Özellikle okul çağlarında öfke veya saldırganlık gibi davranışlar sergileyen çocukların genellikle ailelerinde de bu gibi özelliklere rastlanmaktadır.

Nasıl Mutlu Bir Aile Olunur?
Pek çok kişi mutluluğu, ailede herkesin sağlığının yerinde olması, ailenin huzurlu olması, kavga gürültüden uzak olmak şeklinde tanımlamaktadır. Aile üyelerinin, ailelerinin bir ferdi olmaktan, bu aileye ait olmaktan duydukları memnuniyet, aidiyet hissi ve ailelerinden elde ettikleri doyum, mutlulukları üzerinde belirleyicidir. Ancak önemli olan, ailenin mutluluğunun miktarı değil, aile üyelerinin ailelerinin mutluluğu için gösterdikleri çabadır.

Demokrat Aile
Sağlıklı ailelerde güç tek bir kişinin elinde toplanmaz, aile bireylerince paylaşılır. Kararlar tek bir kişi tarafından alınmaz, kurallar bir kişinin istediği şekilde konulmaz, ailenin tümünün görüş ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket edilir. Anne veya babanın sürekli olarak kendi kararlarını uygulatmaya çalıştığı ve diğerleri üzerinde baskı ve kontrol kurduğu ailelerde, öfke, sinirlilik, çatışma, başkaldırı hatta aile üyelerinin ruh sağlıklarında bozulmalar ortaya çıkabilir. Tüm aile üyelerinin fikirlerini ifade ettikleri, alınan kararlara katıldıkları ve çözümler için fikir ürettikleri ailelerde, aile birliği ve gücü olumlu yönde etkilenir. Aile de diğer tüm organizasyonlar gibi bir lidere ihtiyaç duyar. Ancak ailenin sağlığını, bu liderin duyarlı, katılımcılığa önem veren, demokrat bir lider olup olmaması belirler. Başarılı liderlik karar alma gücünü elinde bulundurmak değil, ortak olarak alınan kararları yönetebilmek demektir. Araştırmalar bu şekilde yönetilen ailelerde, aile bireyleri arasında daha fazla güven, iş birliği ve yakınlık geliştiğini ortaya koymaktadır.

Kopuk Aile-İç İçe Aile
Ailenin sağlıksız bir yapı sergilemesinin bir sebebi de ailenin kopuk veya iç içe olmasıdır. Kopuk ailelerde aile üyeleri arasında pek fazla bağlılık yoktur. Aile bir arada yeterince zaman geçirmez. Aile üyeleri bir araya gelmeye çok fazla istekli değillerdir veya bunun için zaman açmaya çalışmazlar. Aile üyelerinden biri bir sıkıntı yaşadığında diğerleri buna genellikle tepkisiz kalırlar. Aile içindeki iletişim ya sağlıksızdır ya da ailede kavga gürültü olmasa bile yeterince iletişim yoktur. Ailenin kopuk olması, aile bireylerine sağlık – sız bir ortam sunar. Aile bireyleri arasındaki birliktelik ve bağlılık duygusu, aileyi güçlü ve sağlıklı kılar.
Ancak “azı karar, çoğu zarar” misali, aile üyeleri arasındaki bağlılık duygusu iç içelik denilen sağlıksız yapıya bürünürse bu da beraberinde bazı sorunlar getirir. İç içe ailelerde ailenin tüm bireyleri birbirlerinin hayatının fazlasıyla içindedir. Birbirlerinin yaşamına gereğinden fazla karışır ve aile üyelerinin kendi bireyselliklerini bulmalarını engellerler. Aile üyeleri arasında olması gereken bağlılık, bağımlılığa dönüşmüştür. Bu tip ailelerde de iletişim bozuklukları görülür. Her iki tip ailede de aile üyeleri birbirlerinin ihtiyaçlarını tam olarak anlayıp karşılayamazlar.

Aile Kuralları
Her ailenin kendine özgü kuralları vardır. Sağlıklı aileler, ailenin yaşam boyu karşılaşabileceği değişim ve gelişimlere bağlı olarak kurallarını esnetebilir, hatta gerekirse değiştirebilirler. Katı kurallara sahip aileler ise değişime kapalıdır ve işe yaramayan aynı cevapları tekrarlama, uygunsuz ve sert tepkiler verme, yaşam değişikliklerine rağmen değişmeme, yozlaşma ve kaosa sürüklenme gibi eğilimlere yatkındırlar. Ailelerin değişimlere ayak uydurabilecek esnekliğe sahip olmaları aile sağlıklarını destekler. Örneğin evde kurallar olması, küçük çocuklarını büyüten aileler açısından önemli ve gereklidir. Sofraya hep beraber oturmak, belirli bir saatte yatağa gitmek gibi kurallar, çocukların gerek kontrolü gerekse disiplini açısından fayda sağlar. Ancak çocuklar büyüyüp farklı gelişim dönemlerine, örneğin ergenliğe girdiklerinde ihtiyaçları da değişir. Bu durumda altı yaşlarındayken geçerli olan kuralları uygulama konusunda diretmek, yaşlarına ve gelişim dönemlerine uygun yeni kurallar belirleyememek, gençlerle aile arasında çatışmalara sebep olur. En sağlıklısı kuralların zorlayıcı değil, gerçekçi temellere dayandırılması, ailedeki tüm bireylerin ihtiyaçlarını ve becerilerini göz önünde bulundurarak yapılandırılmasıdır.

Sağlıksız Bir Ailede Neler Olur?
Sağlıksız bir ailede aşağıdaki olumsuz durumlardan bir ya da birkaçı görülebilir:
• Aile üyeleri birbirlerine yoğun öfke ve kırgınlık duyarlar.
• Aile üyeleri aralarındaki çatışmaları çözümlemekte zorlanırlar.
• Aile üyelerinin aralarındaki küskünlükler günlerce uzar.
• Aile üyeleri arasında empati (kendisini karşısındakinin yerine koyma) eksikliği vardır.
• Aile üyeleri birbirlerine karşı anlayışsızdır.
• Aile üyeleri birbirleriyle hakaret veya küfür içeren cümlelerle konuşur.
• Çocuklarda davranış bozuklukları veya aile üyelerinde ruhsal sıkıntılar görülür.
• Aile üyeleri birbirlerine sevgi ve ilgi göstermekte zorlanırlar.
• Aile üyeleri birbirlerine şefkatle yaklaşmaz ve merhamet göstermezler.
• Aile üyeleri arasında nefret duyguları oluşur.
• Aile üyeleri birbirlerine karşı güvensizdir.
• Aile içinde şiddet veya istismar gibi durumlar yaşanır.

Beş Sağlıksız Aile Alışkanlığını Sağlıklı Yapıya Çevirmek
1. Kaba konuşmak: Aile üyelerinizle asla kırıcı, kaba veya küfürlü konuşmayın. En yakın arkadaşınıza sarf etmeyeceğiniz hiçbir cümleyi aile üyelerinize de sarf etmeyin.
2. Kötü davranmak: Asla aile üyelerinize kırıcı, incitici tavırlar sergilemeyin. Güler yüzlü ve sakin olun. Unutmayın ki onlar sizin aileniz. Ailenize verdiğiniz kıymet aslında sizin kendi kıymetinizdir.
3. Sevgiyi esirgemek: Aile üyeleriniz kaç yaşında olurlarsa olsunlar onlara sevginizi hissettirmekten, onlara sevgiyle dokunmaktan, onları kucaklamaktan çekinmeyin. Sevgi dolu bir dokunuşun enerjisi, pek çok yarayı kapatabilecek bir güç taşır.
4. Takdir etmemek: Herkes, ailesi tarafından onaylandığını, kabul edildiğini, beğenildiğini hissetmek ister. Bu sadece çocukların değil, yetişkinlerin de en doğal ihtiyaçlarından birisidir. Ancak sağlıksız aile yapılarında, aile bireylerinin birbirlerine duydukları takdir ve beğeniyi ifade etmek yerine, aşağılama, küçümseme, beğenmezlik içeren cümleler kullandıkları veya birbirlerine karşı kayıtsız kaldıkları görülmektedir. Aile üyelerinize, onlarla gurur duyduğunuzu, başarılarını takdir ettiğinizi, hayallerini desteklediğinizi söylemekten çekinmeyin.
5. Küskünlükleri uzatmak: Kırgınlık ve küskünlükleri uzatmak ailenin tüm bireylerini olumsuz etkiler. Çatışma çözme konusundaki becerilerinizi geliştirmeye gayret etmeniz, ailenizin tüm üyelerinin ruh sağlıklarını koruyacaktır.