Üreme Bozukluğu

Çiftlerin istemelerine ve koruyucu bir önlem almamalarına rağmen iki yıl içerisinde çocuk sahibi olamamaları durumunda üreme sorunlarının olduğu düşünülür. Çiftlerin %80’i ilk bir yıl içinde, %7’si ikinci yılda, %3-5’i ise 3. ve 10. yıllar arasında çocuk sahibi olabilir. Dolayısıyla gebe kalmanın uzadığı durumlarda aceleci davranarak bu durumu kısırlık olarak tanımlamak doğru değildir. Ancak çocuk sahibi olmaya karar verildikten sonra düzenli bir cinsel ilişki yaşanmasına rağmen bir yıl boyunca gebelik gerçekleşmediyse artık bir uzmana başvurulmalıdır. 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ise daha kısa süre içerisinde tedaviye başlanması gerekir.

Bebek isteği olmasına rağmen gebeliğin geciktiği durumlarda, başvuran ve tetkik edilen çiftlerin %40’ında erkekte, %40’ında kadında bir sorun saptanmaktadır. Kalan %20’sinde ise her iki tarafta da sorun olduğu görülmektedir. Bu yüzden eşlerin doktora mutlaka birlikte görünmeleri ve aynı anda muayene ve tetkik edilmeleri şarttır. Doktor tarafından karar verilmedikçe üreme bozukluğu nedeninin erkekte mi yoksa kadında mı olduğu bilinemez.

Gebelik oluşumunda gecikme nedeni ile başvuran çiftlerin %75-80’inde sebep saptanabilmektedir. Ancak yaklaşık %20’sinde tüm tetkik ve tahliller normal çıkmakta, herhangi bir sebep bulunamamaktadır. Nedeni açıklanamayan üreme bozukluğu denen bu grupta da yardımcı üreme teknikleri basitten zora doğru basamak basamak uygulanır.

Gebeliğin Oluşabilmesi İçin…
• Önce kadının yumurtalığında iyi nitelikli bir yumurta gelişmeli ve yumurtalıklardan atılmalıdır.
• Bu atılmaya en yakın zamanda tüp yumurtalığa iyice yaklaşmalı, atılan yumurtayı emerek içine çekmelidir.
• Tüpe alınan yumurta canlılığını koruyabilmek için beslenmeli, tüplerde rahatça ilerleyebilmelidir.
• Bu sırada tüp ortamı ve hareketliliği normal olmalı ve rahme kadar bütün yol boyunca hiçbir tıkanıklık bulunmamalıdır.
• Aynı zamanda yumurta ile spermin buluşabilmesi için sperme yol açılmalıdır. Bunun için yumurtlama sırasında hormon salgılanması ile rahim ağzının açılması gerekir.
• Erkekten sağlıklı, hareketli ve nitelikli spermler gelmeli, bu spermler yumurtlama günlerine yakın günlerde vajinaya bırakılmalıdır.
• Sperm, kadın üreme sistemi içinde canlılığını ve hareketini devam ettirebilmeli, yumurtaya canlı olarak ulaşıp içine girmeyi başarabilmelidir.
• Döllenmiş yumurta, tüplerden rahim içine ulaşmalı ve rahim duvarında yuvalanmaya başlamalı, bu sırada da rahim iç ortamı yuvalanmaya müsait bir hormonal etki altında bulunmalıdır.
• Bu sırada yavruyu (embriyo) beslemeye yönelik düzenlemelerin gerçekleşmesi yavrunun, iyi kan almasını sağlayacak şekilde damarların gelişmesi ve anne vücudu tarafından yabancı olarak algılanıp dışarı atılmaması için bağışıklık sisteminde bir dizi değişiklik olması gerekir.
Gebelik oluşumu hassas, karmaşık, bir o kadar da mucizevi bir dizi olay sonucu gerçekleşir. Küçücük herhangi bir aksama gebeliği engellemeye yetebilir.

Hangi Doktora Gitmeli?
Bebek istenmesine rağmen gebelik oluşamıyorsa bu durumun nedenini saptamak üzere eşlerin her ikisinin de geniş bir şekilde tıbbi geçmişini öğrenmek ve beden muayenesi yapmak gerekir. Kadınlar jinekologlar, erkekler ise ürologlar tarafından tetkik edilirler. Tedavi aşamasında, gerek görülen durumlarda, jinekolog ve ürologlar iş birliği yapabilirler.

Kadında Üreme Bozukluğu
Kadının gebe kalamaması aşağıdaki nedenlerin bir ya da birkaçından kaynaklanabilir:

• Duygusal baskılar
• Önemli miktarda kilo alma ya da kaybetme
• Tiroit bezi bozuklukları
• Cinsiyet organları iltihapları
• Âdeti düzenleyen hormonların dengesizliği
• Yumurtalık kistleri
• Rahim iç zarının rahim dışında bir yere yerleşmesi
• Genital sistem tümörleri
• Vajina, rahim ağzı, rahim ve yumurtalık hastalıkları
• Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
• Kronik hastalıklar (karaciğer ve böbrek hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalıkları vb.)

Teşhis İçin Neler Yapılır?
• Jinekolojik muayene ve genel beden muayenesi
• Ultrasonografi ile cinsiyet organlarının incelenmesi
• Üremede etkili hormonların kandaki seviyelerinin ölçümü
• Aylık yumurta gelişimi takibi (vajinal ultrasonla folikül takibi)
• Rahim ve tüplerin, ilaç verilerek röntgenle görüntülenmesi (histerosalpingografi)
• Özel ışıklı aletlerle göbek deliği altından karna girilerek yumurtalık, rahim ve tüplerin durumunun incelenmesi (laparoskopik inceleme)
• Kadının rahim ağzı salgısında spermlerin canlılığını araştırmak için ilişki sonrası testi
• Rahim iç zarının âdet günüyle uyumunu saptamak amacıyla rahim iç zarının biyopsi ile incelenmesi
• Rahim içinin ışıklı aletle incelenmesi.

Erkekte Üreme Bozukluğu
Erkekteki üreme bozuklukları şu sorunlar nedeniyle ortaya çıkar:
• Yeterli miktarda sperm üretememe
• Spermlerde şekil veya büyüklük bozuklukları
• Spermlerin hareketliliğinin (yüzme hızı) çok yavaş olması.
Erkekte üreme bozukluğuna yol açan bu sorunlar, aşağıdaki nedenlerin bir ya da birkaçından kaynaklanabilir:
• Hormon dengesizlikleri
• Ruhsal gerginlikler ve ağır stres
• Testis torbasındaki damar şişkinlikleri (varikosel)
• Torbalara inmemiş ve sıkışıp zarara uğramış testisler
• Meni kanallarındaki hastalıklar
• İyi beslenmeme
• Yüksek ateş
• Alerji
• Aşırı alkol alma
• Çok sigara içme
• Yorgunluk
• Kimyasal zararlı maddelere maruz kalma (iş yeri, beslenme vb. ile)
• Aşırı sıcağa maruz kalma (çalışma sırasında, iş yerinde vb.).

Teşhis İçin Neler Yapılır?
• Beden muayenesi: Ürolojik ve genel muayene ile sistem kontrolü yapılır.
• Meni tetkiki (spermiyogram): Meni laboratuvara taze olarak verilir. İlk ölçümde, tahlili ilk kez bir dış ortamda vermenin heyecanıyla sperm sayısı düşük çıkabilir. Hatta hiç sperm verilemeyebilir. Bu yüzden meni tetkikinin en az üç kez tekrarlanması önerilir.
• Ultrasonografi: Testislerin iç yapısı incelenerek varikosel, testisler çevresinde su toplanması, tümör gibi hastalıkların teşhisi sağlanır.
• Doppler: Testislerin damarları içerisindeki kan akışı dışarıdan bir aletle değerlendirilir. Bu tetkik özellikle varikoselin araştırılmasında ve testislerin beslenmesinin değerlendirilmesinde önemlidir.
• Rektal Ultrasonografi: Makattan yapılan bu incelemede, meni kanallarının en uç bölümünde ortaya çıkabilecek tıkanıklıklar ve prostat hastalıkları teşhis edilebilir.
• Hormon tahlilleri: FSH, LH, prolaktin, testosteron ve östrojen hormonlarıyla ilgili tahliller, testislerin çalışması ve sperm üretimi konularında fikir verir.
• Testis biyopsisi: Lokal uyuşturma ile yapılan, 15-30 dakika süren bir operasyondur. Tekniğine uygun yapılırsa hemen hemen hiçbir yan etki meydana gelmez. Hasta işlemin arkasından ayağa kalkarak günlük aktivitelerini sürdürebilir. Testis biyopsisi, testisin iç yapısı ve sperm üretiminin durumu gibi konularda bilgi verir.
• Genetik tetkikler: Özellikle menide sperm bulunmaması veya yeterli sayıda olmaması durumunda yapılır.